Tuncer Bakırhan: Kürtler kimsenin silahlı gücü değil

09.03.2026 - Pazartesi 20:02

2026 Nevruz Deklarasyonu açıklandı. Diyarbakır Sümerpark’ta yapılan açıklamaya Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanları Çiğdem Kılıçgün Uçar ve Keskin Bayındır ile Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Demokratik Birlik İnisiyatifi Eşsözcüsü Mehmet Kamaç, siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı.

Deklarasyondan öncesi bir konuşma yapan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan; bölgede süren çatışmalara dikkat çekti.

"Zaman Kürtlerin birliği zamanıdır"

Bakırhan "Tarihi günlerden geçiyoruz. Kürtlerin bir olması gerekiyor. Eğer Kürtler bir olursa ne Newroz ateşi söner ne de Kürtler öldürülür. Bugün Ortadoğu’da yeni hesaplar var. Herkes Kürtler üzerine konuşuyor. Herkes bilsin ki Kürtler özgürlüğünü statüsünü sağlayacak" dedi.

Bakırhan sözlerini şöyle sürdürdü:

Bu Newroz Kürt halkının ve demokratik birliğin vesilesi olsun. Newroz meydanı Kürt halkının birlik ruhu olacak. Bugün Amed’den bütün Kürtlere sesleniyoruz; Zaman Kürtlerin birliği zamanıdır. Kürtlerin birliği için hazırız. 4 değiliz, biriz. Newroz ateşi bu sene barış meşalesi olacak. Abdullah Öcalan 27 Şubat çağrısıyla bir meşale yakktı. Bizim bu meşaleyi gürleştirmemiz lazım. Gelin Newroz ateşini gürleştirelim. Tek sesle barış, özgürlük, huzur diyelim. Çok tarihi günlerden geçiyoruz. Savaşlar, katliamlar, çatışmalar devam ediyor. Çatışmanın göbeğinde Kürtler bulunuyor. Dün Irak’ta, Suriye’de çatışma olunca Kürtler gündemdi, bugün de İran’da Kürtler gündem. Ama Kürtleri yanlış tartışıyorlar. Kürtler kimsenin silahlı gücü değil. Kürtler hakları reddedildiği için bugüne kadar mücadele ediyorlar. Hegemonik güçler yokken de Kürtler sahalardaydı, mücadele ediyordu. Bugün de Kürtler kendi ulusal birliğini sağlayarak demokratik hak ve özgürlüklerinin almasının mücadelesini yürütüyor dünyanın her yerinde. Bizler hiçbir dönem olmadığı kadar uyanık olmalıyız. Ortadoğu’daki gelişmeleri yakinen takip etmeliyiz. Bugün Ortadoğu’da kaderimizin belirlendiği bir süreçten geçiyoruz. Bu süreçte ne masa başlarında kandırılacağız ne de hegemonik güçlerin kalkanı olacağız. Halklarımızla, gençlerle, molla rejimine karı çıkanlarla, ‘Jin, jiyan, azadî’ diyenlerle, karşısında ezilen Farslarla beraber, İran’da halkların demokratik haklarını kazandığı, statüsünü aldığı bir zemine kavuşacağız.

YORUM YAZ